Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar

6a103e73462b1286b33e96b5.jpg

İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları;Kıymetli bakanlar, enerji sektörünün değerli temsilcileri, değerli katılımcılar, saygıdeğer misafirler, sizleri en kalbi duygularımla saygıyla selamlıyorum. İstanbul'umuz enerji güvenliği, kaynak diplomasisi ve küresel iş birliğinin masaya yatırıldığı önemli bir buluşmaya ikinci kez ev sahipliği yapıyor. Zirve vesilesiyle Avrupa'dan Asya'ya, Afrika'dan Orta Doğu'ya uzanan coğrafyanın seçkin temsilcilerini ülkemizde ağırlıyoruz. İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi'nin ikincisinde sizleri güzel İstanbul'umuzda misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyduğumu evvel emirde belirtmek istiyorum. Değişen küresel manzarada enerji güvenliği, bağlantısallık ve iş birliği temasıyla tertiplenen zirve boyunca düzenlenecek panel ve oturumların ülkelerimiz ve sektörümüz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.

İlginizi Çekebilir

İlki geçen sene başarıyla gerçekleştirilen zirvenin bu sene daha farklı konularla ikinci kez tertiplenmesine öncülük eden Enerji Bakanlığımıza ve Turkuaz Medya Grubumuza teşekkür ediyorum. Kritik mineraller ile hidrokarbon alanlarında güncel meseleler yanında tehdit ve fırsatların da ele alınacağı zirvenin, ülkelerimiz arasındaki iş birliklerinin geliştirilmesine katkı yapacağına inanıyorum. Sayın bakanlarla birlikte tüm katılımcılara kıymetli değerlendirmeleri için şimdiden teşekkürlerimi iletiyorum.

"ENERJİ MİLLİ GÜVENLİĞİN GÜÇ UNSURUDUR"

Değerli misafirler, enerji arz güvenliğinin günlük hayattan uluslararası siyasete her alanda çok daha önem kazandığı bir süreçten geçiyoruz. Enerji, milli güvenliğin, kalkınmanın, bağımsızlığın ve bölgesel istikrarın merkezinde yer alan bir güç unsuru olma vasfını giderek perçinliyor. Petrol ve doğalgaz halen stratejik kaynaklar olmaya devam ediyor. Bu kaynaklara ulaşmak, bu kaynakları istikrarlı ve maliyet etkin şekilde temin etmek devletler için daha fazla önemli hale geliyor. Bölgemizde son yıllarda yaşanan olaylar bir taraftan enerji arz güvenliğinin ne kadar mühim olduğunu ortaya koyarken, diğer taraftan ülkeler arasındaki bağımlılık ilişkisinin ulaştığı seviyeyi de göstermektedir.

Hatırlarsanız, Rusya-Ukrayna savaşı patlak verdiğinde gündeme ilk gelen konulardan biri enerjiydi. Enerji tedarikiydi. Doğal gaz ve petrol hatlarının güvenliğiydi. Aynı şekilde 28 Şubat'ta İran'a karşı başlatılan hava saldırılarının olumsuz etkilediği alanların en başında enerji tedariki ve ticareti geliyor. Petrol ve doğal gaz fiyatlarında yüzde 50'leri bulan artışlar gördük. Sadece fiyatlar uçmadı. Enerji tedariki ile ilgili ciddi sıkıntılar da baş gösterdi. Bu jeopolitik gerilimin artçı sarsıntıları günlük hayatı, üretimi, turizmi, hava ulaşımını ve ekonomiyi vurmaya devam ediyor.

"TÜRKİYE EN GÜÇLÜ KÖPRÜDÜR"

Bir defa şunu burada sizlerin dikkatine getirmek isterim. Türkiye, zengin enerji kaynaklarına sahip coğrafyalarla bunlara ihtiyaç duyan ülkeler arasındaki en güçlü köprüdür. Geçiş ve kavşak noktasıdır. Bölgemizde meydana gelen son krizler Türkiye'nin bu özelliğini teyit ve tahkim etmiştir. Ülkemiz, tüm tahriklere rağmen sağduyulu siyasetiyle savaşın dışında kalmış, diplomasi ve diyaloğu önceleyen girişimleriyle de sükunetin tesisine katkı sağlamıştır. Türkiye hem enerji naklinde güvenilir bir ortak hem de barışın kilit aktörü olarak son süreçte öne çıkmıştır. Bunun olumlu tesirlerini orta ve uzun vadede daha fazla göreceğimize inanıyorum. Sizlerin de bildiği gibi enerji kaynaklarının güvenli, istikrarlı ve düşük maliyetlerle geçişini temin etmek en az bu kaynaklara sahip olmak kadar stratejik öneme sahiptir. Türkiye'nin güvenilir enerji tedarikindeki vazgeçilmezliği bu süreçte bir kez daha anlaşılmıştır.

"TÜRKİYE'Yİ AVRUPA'NIN EN GÜÇLÜ ENERJİ MERKEZLERİNDEN BİRİ HALİNE GETİRDİK"

Değerli dostlarım, bunda elbette son 23 yılda hükümetimizin attığı adımların çok büyük payı var.Göreve geldiğimizde Türkiye'nin günlük doğalgaz giriş kapasitesi yaklaşık 90 milyon metreküptü. Bugün bu rakam 495 milyon metreküpe çıktı. Rusya'dan iki, Azerbaycan'dan iki ve İran'dan bir olmak üzere toplam 5 boru hattı ile doğal gaz temin ediyoruz. Türkiye artık 39 ülkeden, 50'den fazla şirketten doğal gaz tedarik eden dev bir enerji altyapısına sahiptir. LNG terminalleri, FSRU tesisleri, depolama yatırımları ve boru hatlarıyla Türkiye'yi Avrupa'nın en güçlü enerji merkezlerinden biri haline getirdik. Yapacağımız yeni yatırımlarla günlük LNG gazlaştırma kapasitemizi mevcut 161 milyon metreküpten 200 milyon metreküpe çıkartacağız.

"SONDAJ VE ARAMA FAALİYETLERİNDE PARADİGMAYI DEĞİŞTİRDİK"

Kuşkusuz bir diğer kayda değer başarımız, 2016 yılında ilan ettiğimiz milli enerji ve maden politikasıyla başlayan sondaj ve arama faaliyetlerimizdir. Burada kelimenin tam anlamıyla paradigmayı değiştirdik. “Bulanlar ancak arayanlardır” şiarıyla 10 yılda bu alana çok ciddi yatırım yaptık. Kendi mühendislerimizle, kendi gemilerimizle, kendi ekipmanlarımızla Mavi Vatan'da arama faaliyetleri yürüttük. Fatih sondaj gemimizle Cumhuriyet tarihimizin en büyük doğal gaz keşfini gerçekleştirdik. Muhalefetin küçümsediği Sakarya Gaz Sahası'nda günlük üretimimiz bugün 9,5 milyon metreküpe ulaştı. Bu üretim miktarıyla milyonlarca hanemizin enerji ihtiyacını karşılıyoruz. Osman Gazi üretim platformumuzun devreye alınmasıyla birlikte 2026 yılında günlük üretimimizi 20 milyon metreküpe yükselteceğiz. Böylece inşallah 8 milyon hanenin ihtiyacını Karadeniz'den karşılamış olacağız. İkinci yüzer üretim platformumuzun inşası sürüyor. 2028'de onun da hizmete girmesiyle üretim üçüncü fazda günlük 45 milyon metreküpe çıkacak ve 16-17 milyon haneye yerli gazımız ulaşacak.

"GABAR'DA TARİH YAZDIK"

Değerli dostlar, tabii sadece Karadeniz'de değil, Gabar'da da tarih yazdık. Şırnak Gabar'da gerçekleştirilen petrol keşfimiz, Cumhuriyet tarihimizin en büyük petrol keşfi olarak kayıtlara geçti. On yıllar boyunca terörle ve terör eylemleriyle anılan bölgeler bugün üretimle, yatırımla ve istihdamla anılıyor.
 
Geri
Üst