Sakarya için 'Sıfır Atık' stratejik hedefleri belirlendi

Teknoloji

Moderator
69ce2caeb479ff7c6aeb97a0.jpg

Sıfır Atık Vakfı tarafından “Yerelden Ulusala İsraf ve Atık” temasıyla hayata geçirilen “COP31 Sürecinde Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları”nın Sakarya ayağı, düzenlenen Sakarya Çalıştayı Sonuç Konferansı ile tamamlandı. Sakarya Üniversitesi’nde gerçekleştirilen konferansla birlikte kentin 2027 Sıfır Atık Yılı vizyonu ortaya konulurken, şehir için tespit edilen sorunlara yönelik stratejik hedefler açıklandı. Ayrıca Sakarya’da yürütülecek sıfır atık çalışmalarını koordine etmek üzere Sıfır Atık İl Koordinasyon Kurulu oluşturuldu. Çalıştay çıktıları, yalnızca çevre politikaları açısından değil, kaynak verimliliği, yatırım ihtiyacı ve sürdürülebilir büyüme perspektifi açısından da Sakarya’nın yeni yol haritasını şekillendirdi.

SIFIR ATIKTA KÜRESEL MODEL VE EKONOMİK DEĞER ÜRETİMİ

Sıfır Atık Vakfı’nın çalışmaları, Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen Sıfır Atık Hareketi çerçevesinde gelişirken, Türkiye’nin bu alandaki yaklaşımı ulusal bir çevre politikasından küresel ölçekte karşılık bulan bir sürdürülebilirlik modeline dönüşmüş durumda. Bu kapsamda Sakarya Sıfır Atık Çalıştayı, Sıfır Atık Vakfı ve Sakarya Valiliği himayelerinde üniversiteler, yerel yönetimler ve ilgili kamu kurumlarının iş birliğiyle hayata geçirilerek çok paydaşlı bir dönüşüm modeli ortaya koydu.

Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ise Türkiye’nin sıfır atık yaklaşımının geldiği noktaya ilişkin değerlendirmesinde, “Sıfır Atık Hareketi bugün 193 ülkede karşılık bulan küresel bir yapıya dönüştü. Bu süreç yalnızca çevresel değil aynı zamanda ekonomik bir paradigma değişimini ifade ediyor. Kaynakların daha verimli kullanılması ve atık yönetiminin ekonomik değere dönüştürülmesi açısından Türkiye önemli bir model sunuyor” dedi.

69ce2ce3b479ff7c6aeb97a2.jpg


Konferansta paylaşılan veriler, Türkiye’nin atık yönetiminde son yıllarda kaydettiği ilerlemeyi ortaya koyarken, geri kazanım oranının 2017’deki yüzde 13 seviyelerinden 2025 itibarıyla yüzde 37,5’in üzerine çıktığı ve 90 milyon tonun üzerinde atığın ekonomiye yeniden kazandırıldığı bilgisi dikkat çekti. Buna ek olarak, Sakarya’da depozito iade sistemi kapsamında 7 milyon adedin üzerinde içecek ambalajının toplandığı, sistemin yıl sonuna kadar 81 ilde yaygınlaştırılmasının hedeflendiği açıklandı. Bu gelişim, sıfır atık uygulamalarının döngüsel ekonomi kapsamında yarattığı ekonomik değeri daha da güçlendiriyor.

SAKARYA’DA DÖNÜŞÜMÜN ODAĞI: KAYNAK YÖNETİMİ

Sakarya özelinde yapılan değerlendirmelerde, kentin güçlü tarım altyapısı, sanayi kapasitesi ve turizm potansiyeline rağmen plansız yapılaşma, atık yönetim altyapısındaki eksiklikler, artan nüfus ve kaynak tüketimi gibi unsurların sürdürülebilir büyüme üzerinde baskı oluşturduğu vurgulandı. Bu çerçevede belirlenen stratejik hedefler; kaynağında ayrıştırma sistemlerinin yaygınlaştırılması, enerji verimliliği yatırımları, atıktan enerji üretimi ve su kaynaklarının korunması gibi başlıklarda somut dönüşüm adımlarını içeriyor.

KAMU VE AKADEMİDEN GÜÇLÜ DESTEK

Konferansta konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan, Türkiye’nin sıfır atık alanında önemli bir mesafe kat ettiğini belirterek, geri kazanım oranındaki artışın ve elde edilen ekonomik kazanımların bu modelin başarısını ortaya koyduğunu ifade etti. Depozito iade sisteminin yaygınlaştırılmasıyla birlikte atık yönetiminde yeni bir aşamaya geçileceği vurgulandı.

Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar ise sıfır atık yaklaşımının yalnızca çevresel değil, aynı zamanda gelecek vizyonunu şekillendiren bir kalkınma meselesi olduğuna dikkat çekerek, yerel yönetimler olarak atıkları ekonomiye kazandırmaya yönelik çalışmaları sürdürdüklerini belirtti.

Sakarya Valisi Rahmi Doğan da kentin sahip olduğu doğal kaynakların korunmasının stratejik önemine işaret ederek, özellikle su kaynakları ve tarım arazilerinin sürdürülebilirliği için yürütülen çalışmaların hız kesmeden devam ettiğini ifade etti.
Akademi tarafında ise Sakarya Üniversitesi ve Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi, sıfır atık yaklaşımını eğitim, araştırma ve uygulama boyutlarıyla ele alarak kampüslerde entegre sistemler ve sürdürülebilirlik odaklı projeler geliştirdiklerini açıkladı.

COP31 İLE KÜRESEL ÖLÇEKTE GÜÇLENEN TÜRKİYE MODELİ

Samed Ağırbaş, COP31 sürecine ilişkin değerlendirmesinde ise küresel ölçekte yürütülen çalışmalara dikkat çekerek, “COP31 kapsamında dünyanın farklı bölgelerinde çalışmalar yürütüyor, devlet dışı aktörlerin sürece daha güçlü katılımı için çalışıyoruz” dedi. Yerelden ulusala uzanan bu yapı sayesinde sıfır atık vizyonunun yalnızca bir çevre politikası olmaktan çıkarak ekonomik ve toplumsal dönüşümün ana unsurlarından biri haline geldiği vurgulandı.
 
Geri
Üst